
BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGAHTA, BARGAHTA, MECLİSTE VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR. KARAMANOĞLU MEHMET BEY (13 Mayıs 1277)
Karamanoğullarının üçüncü hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak, dil birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor görüp başka kültürlere özenenlere karşıydı. 1277 yılında yayınladığı fermanla Türkçe den başka bir dil konuşulmasını yasakladı.
Yedi asır önce Türkçe ye verilen değeri günümüzde görememek aşağıda okuyacağınız şiirdeki gibi sizlerinde yüreğini sızlatıyorsa artık dilimize sahip çıkmanın zamanı gelmiş demektir.
Arıyorum
Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayımlamıştı;
Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard,
Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon,
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde wellcome,
Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin, duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Seki’nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekâlayı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, nes-kaaave içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı….
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?
Yusuf YANÇ’ alıntı
Staj programı nasıl geliştirilir?
Şirketler yaş, büyüklük, yapı, parasal durum ve teknoloji bakımlarından ne kadar çeşitliyse, staj etkinlikleri bakımından da o kadar çeşitlidirler. Şirketinizin ilave desteğe olan ihtiyacını belirlemek, iyi yapılandırılmış ve verimli bir staj programı kurma yönündeki planlarınıza yardımcı olur.
Hedefleri belirleyin
Şirketiniz staj programı ile neyi başarmayı umut etmektedir? Bir projeye ek yardım arayan küçük bir şirket misiniz? Şirket olarak hızla büyüyor ve gayretli yeni çalışanlar bulmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Her şeye rağmen ilginç ve ödüllendirici bir iş tecrübesi yaşatabilecek sınırlı kaynaklara sahip, kar amacı gütmeyen bir organizasyon musunuz? Organizasyonunuz yönetim potansiyeli olan yeni çalışanlar mı arıyor?
Organizasyon yönetimiyle yapılacak dikkatli bir görüşme, herkes tarafından anlaşılması mümkün olan program hedefleri konusunda bir uzlaşma sağlayabilir. Program ve staj, bu beklentilere en iyi şekilde cevap verecek biçimde düzenlenebilir. Pek çok profesyonel yöneticinin konuyla ilgili bilgi sahibi olması programın başarısı için gereklidir ve yönetimin katkısını sağlar. Hepsinden öte, yönetim bu durumda muhtemelen stajyerlerle daha fazla etkileşim içinde olacaktır.
Bir plan hazırlayın ve kağıda dökün
Staj programının hedeflerini dikkatlice planlayın ve yazın. Yöneticiler, stajyerler ve üniversite kariyer merkezleri, staj hakkında neler yazdığınızı okuyacaklardır.
Planınızın önemli bir bölümü, bir profesyonelin veya denetçinin atanması olmalıdır, yani staj bölümünde stajın sorumluluğunu üstlenecek birisi. Bu şahsın mutlaka bir öğretmen olması gerekmez, fakat öğretmekten hoşlandığı ve bu doğrultuda gerekli kaynaklara sahip olduğu için seçilen birisi olmalıdır. Şayet şahıs daha önce bir staj programında hiç rehberlik yapmamışsa, ona staj yönetimi alanında temel eğitim verilmelidir.
Stajın düzenlenmesi
Staj pozisyonlarını doldurmak için ideal adayları nasıl bulacaksınız? Önce bunu düşünün! Bazı firmalar, Eylül ayının başlarında yaz staj çalışmalarına başlar ve Aralık veya Ocak’a kadar stajyerleri çalıştırırlar. Erken başlamanın başka avantajları da vardır. Daha fazla başvuru alırsınız ve iş için en iyi adayları bulma şansınız artar. Ne kadar erken başlarsanız stajyerlerle o kadar iyi bir çalışma ilişkisi kurarsınız.
Stajı tamamladığınız zaman, yerel stajyer kaynaklarıyla ilişkiler geliştirin. Üniversitelerin iş çalışmalarına katılmak, okul gazete ve web sitelerine ilanlar vermek ve öğrenci kuruluşlarına materyal göndermek suretiyle kariyer merkezleriyle ilişkiler kurun. Yerel iş ve işçi kuruluşlarında çalışan insanlarla tanışmak suretiyle topluma kendinizi kabul ettirin. Bu tip organizasyonların web sitelerine ilan verin ve onlarla olan ilişkilerinizi duyurun. Bu tür ilişkiler, öğrencilerin mezuniyetinden hemen sonra çok işine yarar.
Stajyerlerinizi, sürekli çalışanlarınızı seçtiğiniz gibi dikkatlice seçmeyi ihmal etmeyin. Onlar bir gün devamlı çalışanlarınız olabilirler. Bir stajyer çalıştırmakla çok fazla pahalı olmayan bir yatırım yapmış oluyorsunuz. Para ve zamanınız bu şahıslara gidecek, ama onlar geçip giderlerse karşılığını vermemiş olacaklar. Bu noktada mülakat önem taşımaktadır: Stajyer tamamen motive olmuş mu, ya da stajyer herhangi bir eski işi ister mi? Sizin işletme kültürünüze adapte olabilecek mı? İstediğiniz tecrübe düzeyine sahip mi? Başlangıçta kimi çalıştıracağınıza dikkatli bir şekilde karar vermeniz, yaygın staj kayıplarının bazısından sizi koruyacaktır.
Son olarak, stajyer çalıştırmayla ilgili yasal düzenlemeleri öğrenin. Stajyerler diğer çalışanlar gibidir, yasal koruma ve düzenlemelere tabidirler. Yasaları bilmek suretiyle kendinizi ve stajyerleri koruyun: Stajyere ne kadar ödeme yapabilirsiniz? Stajyeri ne tip bir işe atayabilirsiniz? Bu, özellikle yabancı öğrencileri çalıştırırken önemlidir. Bu konuları hukukçularla görüşün.
Stajyerleri yönetmek
Bir çalışanı işe aldığınızda, yeni eleman için hemen yapılması gereken şeyler vardır. Aynı şey stajyerler için de geçerli olmalıdır. Stajyerlere ilk görevlerini verdiğinizde, çok önemli olan ilk izlenimin yanı sıra, gelecekte onlardan neler beklediğinizin işaretini de vermiş olursunuz. Şayet onlara iş vermezseniz, ya da çok az verirseniz, işin kolay veya sıkıcı olduğu yönünde bir mesaj vermiş olursunuz. Staj programınızın organizasyonu, stajyerlerin şirketiniz hakkındaki izlenimleri üzerinde belki en önemli etkiyi yapacaktır.
Başarınızı kontrol edin
Staj programının popülaritesini sürdürmesi, şirketinizin yatırımını sürdüreceğini gösteren sağlam bir kanıttır. Bazı şirketler, staj sonunda yapılanları değerlendirmek için mülakat yaparlar. Bu işlem sayesinde, stajyerlerin şirketi iyi bir deneyim ile terk edip etmedikleri ve bir sonraki yıl için program planlamasına katkı sağlayıp sağlamadıkları belirlenebilir. Buna ek olarak, kalite ölçütlerinin yanı sıra bir dizi sayısal ölçüt de kullanılır. Bazı yaygın ölçütler, stajyerlerin full-time çalışanlar haline gelmeleri, yönetimden stajyerlere tekrar talep gelmesi ve staj başvurularının artmasıdır.
13 bin 667’si kadrolu, bin 912’si sözleşmeli olmak üzere toplam 18 bin 18 öğretmenin ataması gerçekleşti.
Milli Eğitim Bakanlığı, atamasını yapacağı 18 bin 193 kadronun 18 bin 18’ine atamayı yaptı. 60 bin 375 öğretmen adayının başvurduğu 2008-2 öğretmen atamalarında 13 bin 667’si kadrolu, bin 912’si sözleşmeli, kalanı milli sporcu kontenjanı ve açıktan atamalar olmak üzere toplam 18 bin 18 öğretmenin atamasını gerçekleştirdi.
Atamalar bilgisayar ortamında gerçekleşti. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sonbaharda 10 bin öğretmenin daha atanacağını açıkladı.
Ev hanımı Zehra İlhan, ne yıllarca üniversite sınavına hazırlandı ne de ödüllü büyük hedeflerin peşinden koştu.
Ev hanımı Zehra İlhan, ne yıllarca üniversite sınavına hazırlandı ne de ödüllü büyük hedeflerin peşinden koştu. Onun tek hedefi, üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümünde okumaktı.
Zehra İlhan, açık liseyi bitirdiğinde evlendi. 1 yıl içinde çocuğu olan genç kadın, tam ‘hayallerim bitti’ derken eşi Mehmet İlhan’ın ısrar ve teşvikiyle yeniden üniversite sınavına hazırlandı. Zehra İlhan, Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) Sözel alanda 347 puan alarak Türkiye 157.si ve Sözel 2 puanında da Türkiye 198.si oldu. Zehra İlhan, aldığı puanla Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı veya Fatih Üniversitesi’nin aynı bölümünü burslu tercih etmek istiyor.
Zehra İlhan, “Arkadaşlarım hep ’senin okuma işin artık hayal’ diyordu. Ancak ben o yıl açık liseyi bitirip üniversiteye hazırlanmaya başladım. Kitaplardan kendi kendime çalışıyordum. ÖSS’ye hazırlandığım yıl kızım Azra dünyaya geldi. O sene 322 puan alınca herkes şaşırdı. Bu puanla felsefe öğretmenliği gibi bölümlere girebiliyordum ama ben Türk dili okumak istiyordum. Eşim beni teşvik etti. ‘Sen de potansiyel var, okuyabilirsin’ dedi. Bunun üzerine büyük hedefler koydum.” diye konuştu. Sene başında sınava hazırlık amacıyla bir dershaneye kayıt yaptırmak için gittiğinde ‘paranızı boşa harcamayın, hem evlisiniz hem de çocuğunuzla bu işi başarma imkânınız çok zor’ gibi bir tepkiyle karşılaştığını anlatan Zehra İlhan, bu tür olumsuzluklara rağmen dershaneye girdiğini ve yapılan bütün deneme sınavlarında şube birinciliği elde ettiğini söyledi.
Başarısında en büyük katkıyı kocası Mehmet İlhan’ın verdiğini ifade eden Zehra İlhan şöyle konuştu: “Eşim işletme fakültesi mezunu olduğu için, benim aynı zamanda matematik öğretmenim oldu. Bana akşamları sürekli matematik çalıştırdı. Dershaneye gittiğimde çocuğa baktı, gerektiğinde yemek yaptı, bulaşık yıkadı, ev işlerinde bana yardımcı oldu.”
Günlük 4-5 saate kadar ders çalıştığını kaydeden İlhan, başarısında istikrarlı çalışmanın büyük payının olduğunu vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmesi durumunda çift anadal programı sayesinde iki fakülte bitirmek istediğini söyleyen İlhan, verilen emeklerin karşılığını görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Koca Mehmet İlhan ise “Eşimin okuması için her türlü desteği verdim, vermeye de devam edeceğim. Şimdi eşimin seçeceği iki üniversitenin bulunduğu yerlerde ev bakıyoruz. Tercihler aşamasından sonra taşınacağız.” diye konuştu.