BlogForumRadyoVideo?


26 Ağustos 2008

KEDİLER NE YAPARLAR??

Kategori: Doğa, Hayvanlar Alemi — yaylacicegi @ 11:50

Kediler Neler Yaparlar?

İşte Kedilerle İlgili On Soru… Ve Cevapları:

-Kediler niye bakışlarını kaçırır?

-Kediler için insanlar çok iridirler. Kediyi azarlarsanız onu korkutursunuz. Ve

kedinin gözlerine, onu eğitmek için dik dik bakarsanız sizi rakibi olarak görmeye

başlar. Pek çok hayvan için gözler güç simgesidir. Kedinin bedenine göre gözleri çok büyüktür. Rekabet ortamında, güçlü bir kedi hasmına dik dik bakar ve rakibi

düşmanlığı tırmandırmaktansa bakışlarını kaçırmayı tercih edebilir. Yani kediniz siz

ona ısrarla baktığınızda bakışlarını kaçırıyorsa teslim oluyor demektir.

-Kediler düş görürler mi?

-İnsanlar gibi kedilerin de derin ve hafif uyku süreçleri vardır. Rüya görme derin

uyku sürecinde gerçekleşir. Derin uyku sırasında kedilerin patileri kıpırdar,

bıyıkları seğirir, kulakları silkelenir. Bazen mırıldanırlar.

-Kedilerin kuyruğu neden sallanır?

-Kedi kendini rahatsız hissettiğinde kuyruğu hafif titremeye başlar. Eğer kuyruğun

tamamı dikleştiyse ve şiddetle sallanıyorsa bu çok heyecanlandığını gösterir.

-Kediler neden kuyruğunu titretir?-

Bir sebebi atlamadan önce dengesini sağlamak içindir. Diğeri avının dikkatini

dağıtmak içindir. Eğer av hareketsiz kalırsa kedi ona odaklanamaz, kuyruğunu sallar

ve avın hareketlenmesini sağlar.

-Kedi kuyruğunu bir o yana bir bu yana sallıyorsa ne anlama gelir?

-Yumuşakça bir o yana bir bu yana sallanan kuyruk memnuniyet göstergesidir. Kedi

sessizce oturuyor ve kuyruğunu hızlıca sallıyorsa bir şeye odaklanmaya çalışıyordur.

Eğer kuyruk şiddetle kamçı gibi sallanırsa kedi öfkelenmiştir. Bu sıkıntısının ve

üzüntüsünün belirtisidir. Kuyruk bir hızlı bir yavaş sallanıyorsa, bu da kararsız

kaldığı anlamına gelir.

-Kediler neden ayaklarımıza sürtünür?

-Kedi kafasını veya çenesinin yanlarını size, mobilyaya veya herhangi bir nesneye

sürtüyorsa, bu bölgesini işaretlemek için koku bıraktığını gösterir. Kafasının

önündeki, ağız çevresindeki ve çenesindeki dokular feremon isimli bir kimyasal

salgılar ve sürtünmeyle karşı tarafa geçer. Kediler kokuların ne kadar zaman önce

bırakıldığını anlar ve buna göre tehlikeye karşı dikkatli olurlar.

-Kediler neden yuvarlanırlar ve karınlarını açarlar?

-Nadirende olsa insanları böyle selamlarlar, bir kedinin sahibine yapacağı en büyük

iltifattır. Bu hareket kedinin sizi ne kadar çok sevdiğinin ve sizin yanınızda ne

kadar mutlu olduğunun göstergesidir. Karnını tamamen açması kendini son derece

güvende hissettiğini belirtir, çünkü karnı en zayıf noktasıdır. Okşanmayı veya oyun

oynamayı istiyor olabilir. Eğer karnı açık uyuyabiliyorsa bu size olan güveninin

doruğa vardığına işarettir.

-Kedilerin hafızası var mıdır?

-Kedilerin hafızası köpeklerinkinden 200 defa daha güçlüdür. Bu hafıza seçicidir ve

sadece işine yarayacak bilgileri saklar.

-Kediler neden tehdit edildiklerinde hırlar ve tıslar?

-İnanması zor ama yılanları taklit ederler. Kedinin tıslaması neredeyse yılanınkinin

aynısıdır-ve yılan doğadaki en ürkütücü yaratıklardan biridir. Aslında tıslamak

hayvanlar dünyasında çok yaygındır. Kedi tısladığında ağzını yarım açar, üst

çenesini geri çeker ve yüzünü buruşturur. Bu sırada nefesini o kadar hızlı bırakır

ki yakınındaysanız rüzgarını hissedebilirsiniz. Bu şiddetli nefese tükürükler eşlik

eder. Hemen her zaman düşmanı püskürtmede işe yarar.

-Kediler renkleri görürler mi?

-Eskiden kedilerin renk körü olduklarına inanılırdı, ama şimdi biliniyor ki bazı

renkleri ayırdedebiliyorlar. Temelde dünyayı mavi ve yeşilin tonlarında görürler.

Aslında renklere pek dikkat etmezler. Bu, doğada yaşamlarını sürdürebilmeleri için

gerekli bir özellik değildir.

23 Ağustos 2008

gardenya çiçeği

Kategori: Doğa — yaylacicegi @ 20:21

Gardenya ÇİÇEĞİ
Gardenya çiçeği ismini İskoçyalı botanikçi Garden’ in adından almıştır. Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia ( gardenya ) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. Gardenyanın 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur.
Gardenia jasminoides ve Gardenia thunbergia (gardenya),salon bitkisi olarak tanımlanan iç mekan bitkisi dir. Çok asitli (Ph:3,5), kum ve torf katılmış bol humuslu toprak ister. Aydınlık, hafif güneşli, ancak doğrudan doğruya yakıcı güneş ışığı almayan yerlerde iyi gelişir.

Gardenya hakkında güzel bir hikaye:

BEYAZ GARDENYA

12 Yasimdan bu yana, her yil dogum günümde bana, kimin gönderdigi belli olmayan beyaz bir gardenya gelirdi. Üzerinde ne bir not ne de bir kart olurdu. Çaresiz bir sekilde çiçekçiyi aradigimda ise; ödemenin pesin yapildigini söylerlerdi. Bir süre sonra, çiçegi gönderenin kimligini ögrenme çabalarimdan vazgeçtim. Yumusacik, pembe kâgitlara sarilmis sihirli bir görünüm sergileyen beyaz çiçegin bas döndüren kokusunun ve güzelliginin tadini çikarmaya basladim. Fakat, hiçbir zaman da gönderenin kim oldugu üzerine hayeller kurmaktan vazgeçmedim. En mutlu anlarim, kimligini saklayan bu çok utangaç ama tuhaf, ayni zamanda heyecan verici ve harika insanin kim oldugunu düsünerek geçti. Ergenlik dönemimde, çiçegi gönderenin beni çok seven ya da benim tanimadigim, ama bana hayran bir erkek oldugunu düsünmek çok zevkliydi.

Annem genellikle benim bu hayallerime katkida bulunurdu. Bana sik sik, bu kisinin iyilik yaptigim ve tesekkürünü bu biçimde dile getirecek biri olup olmadigini sorardi. O zaman, bisikletime binerken, küçük çocuklariyla alisveristen eli kolu dolu olarak evine gelen komsumuzu animsardim. Çünkü, her zaman o komsumuzun aldiklarini arabasindan eve tasimasina yardim eder ya da çocuklarin yola firlamalarini engellerdim. Çiçekleri gönderen, belki de caddenin karsisindaki evde oturan yasli adamdi. Kisin buz tutan merdivenlerden inerken düsmemesi için, posta kutusundaki mektuplarini posta kutusundan ben alir götürürdüm evine.

Annem, gardenya konusunda hep hayal gücümü kullanmama yardim etmistir. Çocuklarinin hep yaratici olmalarini isterdi. Ayrica, sadece kendisinin degil, tüm dünyanin bizi sevdigini hissetmemizi isterdi. 17 Yasina geldigimde bir erkek kalbimi kirdi. Beni telefonla son kez aradigi gece, uyuyana kadar agladim. Ertesi sabah uyandigimda aynamin üzerine rujla yazilmis bir not buldum: Yari- Tanrilar çekip gittiklerinde, gerçek Tanrilar ortaya çikarlar. Unutma!.” Emerson’in bu sözleri hakkinda uzun uzun düsündüm ve çektigim acilar yok olana kadar da annemin yazdiklarini aynamdan silmedim.

Cam siliciyi elime aldigimda annem gerçekten iyilestigimi biliyordu artik. Fakat elbette annemin iyilestiremeyecegi yaralar da aldim. Babam bir kalp krizinde öldü. Duydugum üzüntü bir anda terkedilmislige, korkuya, güvensizlige ve öfkeye dönüsmüstü… Yasadigi büyük aci bile annemin duygularimi anlamasini engellememisti…. Çocuklarinin kendilerini nasil hissettikleri her zaman onun için çok önemli olmustu. Bize, çirkinliklerde bile bir güzellik bulmayi ögretmisti. Annem çocuklarinin kendilerini gardenya gibi görmelerini istemisti. Güzel, güçlü, mükemmel sihirli ve belki de biraz gizemli bir koku ile birlikte.

Annem, ben 22 yasima geldigimde öldü ve ben annemin ölümünden 10 gün sonra evlendim. Gardenyalar o yildan sonra gelmez oldu .

orkide (narin ve egzotik çiçek )

Kategori: Doğa — yaylacicegi @ 08:05

Orkideler narin, cazip güzellikte, egzotik görünüşlü çiçekleri ile bütün dünyada en kıymetli çiçeklerin başında yer alır. Bu çiçeklerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması kesme çiçek olarak değerini daha da artırır.
Orkide sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmez. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20.000 den fazla orkide çeşidi mevcuttur. Mesela Anadolu ve Kıbrıs’da yetişen bir çok orkide cinsi vardır. Bunların bir bölümü “Sahlepgiller” olarak tanınır. Ülkemize has sahlep tozu bu bitkilerin yumrularından elde edilir.
Bu orkidelerin çoğu tabii olarak ağaç üstlerinde yaşayan fakat parazit olmayan bitkilerdendir.

Bu cinsler çiçekçilikte ilerlemiş ülkelerde, uygun sera şartları sağlanarak yıllardır yetiştirilmektedir. Hatta bir çok amatör meraklı kendi imkanları ile sera şartları hazırlayarak zengin canlı koleksiyonlar meydana getirmiş, bu işi hobi olmaktan çıkararak amaç edinmişlerdir. Biz sade vatandaşların ise ev bitkisi olarak orkide yetiştirebilmesi yakın zamanlara kadar akla bile gelmezdi. Fakat son zamanlarda yine batıdan başlayan bir akımla ev şartlarında en kolay yetişen orkideler keşfedildi veya melezleri üretildi. Adım başı rastlayabileceğimiz büyük marketlerde, seralarda satışa sunuldu. Bu işin heveslileri günden güne çoğaldı. Artık salonumuzda başdöndürücü güzellikleri ile bu zarif çiçeklerin boy göstermesi hiç de hayal değil..

Orkideler diğer bitkilerden daha fazla ilgi bekler. Ancak onları ev şartlarında hayatta tutmak pek zor değildir. Önemli olan en uygun ortamı sağlayarak bol çiçek açmalarını sağlamaktır.

GENEL KURALLAR

Orkide yetiştirmeye yeni başlanıyorsa mutlaka üzeri bol tomurcuklu ve birkaç çiçeği açmış olgun bir bitki satın alınmalıdır. Bitkiyi almadan önce evde en uygun ortam ve şartlar ayarlanmalı, mevsim kış ise eve getirene kadar soğuktan muhafaza edilmelidir. (Çiçeğin naylon muhafazasının üzerine gazete kâğıdı sarılabilir.)

ISI:
Güzel ve uzun ömürlü çiçekler için orkidelerin gece ve gündüz arasında 6-8 derece bir ısı farkına ihtiyaçları vardır. Cinsine göre biraz değişmekle beraber, gündüz:20-25, gece:16-17 derece idealdir.

IŞIK:
Direkt güneş almayan bol ışıklı, aydınlık bir yer lazımdır. Sabah veya akşam güneşi alan bir pencerenin yakını idealdir. Penceredeki bir tül perde ışığı yeteri kadar filtre edecektir. Kış aylarında yapay ışık kullanılabilir. Floresan lambalar bu durumda yeterlidir.Yalnız, ışığı direkt bitkiye değil de, başka bir yerden bitkinin üzerine yansıyabilecek şekilde yerleştirmek gerekir. Bitkinin günde 12-14 saat ışık alması çiçek yapımını hızlandırır.

Yapraklar ışık açısından iyi bir göstergedir. Koyu yeşil, yumuşak yapraklar bitkinin az ışık aldığını, cinsine göre sarımsı-yeşil veya kızarmış yapraklar ışığın fazla geldiğini gösterir. Yeterli ışık alan orkidenin yaprakları açık , canlı bir yeşil olur.
Orkideler yandan değil, tepeden gelen ışıktan daha çok hoşlanırlar.
Resim
SULAMA:
Musluk suyu kireç ve klor taşıdığı için sprey veya sulama suyu olarak kesinlikle uygun değildir. Yağmur suyu veya memba suyu kullanılmalı, su oda sıcaklığında olmalıdır. Saf su gerekli mineralleri taşımadığı için kullanılmaz. Çoğu cinslerde iki sulama arasında üst toprağın hafif kuruması beklenir.Toprağın tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Toprak ıslak değil, nemli olmalıdır. Yaprak ve çiçekler ıslatılmadan sulanır. Saksı tabağında su biriktirilmez. Orkideler genelde ağaç üstlerinde veya geçirgen ormanaltı çürüntülerinde yetiştikleri için çok iyi drenaj gerektirirler.Sulama ve püskürtme daima sabahları yapılmalıdır . Akşam sulamalarında bitki kurumaya fırsat bulamaz ve hastalanır.
NEM:
Yüksek nem oranı şarttır. Bir püskürtücü ile yapraklarına her sabah ılık su püskürtülmeli,çiçekler ıslanmamalıdır. Daha iyi bir metod ÇAKILLI TEPSİ kullanmaktır. Bu aynı zamanda drenaj problemini azaltır ve bitkiyi sıcak tutar. İki metod aynı anda kullanılabilir.
Resim
SARI ORKİDE
BESİN:
Orkideler için hazırlanmış bir sıvı gübre ile yaz aylarında 2, kışın 4 haftada bir beslenir. Aşırı gübreleme faydadan ziyade zarar verir. Önerilere dikkatle uymalıdır.
SAKSI DEĞİŞTİRME:
Bitki sağlıklı görünüyorsa mümkün olduğu kadar saksı değiştirilmemelidir. (Ancak 2-3 yılda bir gerekir) Saksıdan çıkan birkaç kök önemli değildir. Değiştirme yapılacaksa çiçeksiz bir döneme denk getirilir. (Normal toprak kullanılmaz. Bulunabilirse orkide için hazırlanmış özel torf kullanılmalıdır.( ağaç kabuğu, yaprak çürüntüsü, yosun ve bitkisel kömürden hazırlanmış karışımlardır).
Uygun torf bulunamazsa bahçe ürünleri satan her yerde bulunabilen hindistan cevizi lifleri kullanılabilir.
Yeni saksı eskisinden sadece bir numara büyük olmalıdır.

Resim
HAVALANDIRMA:
Orkideler aşırı sıcak, kuru ve havasız ortamları hiç sevmez. Kış aylarında bile havadar mekan ister. Ancak hava cereyanından korumak şarttır. Pencere önleri bu yüzden pek ideal değildir. Bulunduğu ortam bitkiye direk rüzgar gelmeyecek şekilde her gün havalandırılır. Cam açılamadığı zaman vantilatör çalıştırılması da gerekli sirkülasyonu sağlayacaktır. Bitkiler ilkbahar sonlarında korkmadan dışarı çıkarılabilir. Orkideler bundan hoşlanır ve sağlıklı gelişir. Balkon veya bahçenin rüzgardan korunaklı, gölge bir yerinde havalar soğuyana kadar tutulabilir.Güneş yaprakları yakabileceğinden gölge şarttır. Gölge yoksa koyu renk bir tül veya şemsiye ile de korunabilir.
Orkideler çiçeksiz iken de dikkatle sulanıp bakılmalıdır. Orkidelerin çiçekleri geçtikten hemen sonra sapları 2-3 boğum üzerinden kesilir.
Orkidelerin çiçeklenme zamanı cinsine göre değişir. Aşağıda belirtilen zamanlar şartlara göre değişebilir.

Resim
BEYAZ ORKİDE

PROBLEMLER:
Yapraklarda kahverengi nokta veya lekeler
Lekeler sert ise direkt gün ışığından olabilir. Lekelere dokunulmaz. Bitki
biraz gölgeye çekilir. Lekeler yumuşaksa mantar demektir. Hasta dallar derhal kesilip alınır.

Büyüme bozukluğu:
Dallar yan veya aşağı sarkarak büyüyorsa ışık veya sulama yetersiz olabilir.
Küflenme
Yapraklarda küflenme görünüyorsa serin ortamda aşırı nemlendirme yapılıyor olabilir. Akşamları sulama ve püskürtmeden kaçınılmalıdır.
Çiçek açmayan bitki
Bakımı doğru yapılıyor ve bitki sağlıklı ise daha fazla ışık gerektiğini gösterir. (Yapay ışık)
Gece-gündüz yeterli arasında ısı farkı yoksa çiçeklenme olmayabilir. Zira bitkinin tomurcuk yapabilmesi için gün ışığında ürettiği besini gece dinlenme sırasında depolaması gerekir. Gece yüksek ısı varsa bu besin harcanır. Dolayısı ile tomurcuk yapamaz.
Tomurcuk dökülmesi
Büyük ihtimalle sulama yetersiz veya ortam fazla kuru olabilir. Yeni alınmış bitkilerde çok görülür.

Resim
PERVANE ORKİDESİ
Hijyen
Bitkinin sararmış yaprak ve çiçek sapları mutlaka steril bir makasla kesilmelidir.
Böcek türü zararlılar orkidelerde pek görülmez. Seyrek olarak kabuklu bit olursa alkollü bir pamukla temizlenir.

EVDE YETİŞTİRİLEBİLEN ORKİDE CİNSLERİ

Phalaenopsis
Tropik bölgelerde ağaç üstlerinde yaşayan (epiphyte) bu cins başlangıç için nisbeten kolay bir seçim olabilir. Uzun sapların üzerinde açan büyük, uzun ömürlü ve çok cazip çiçeklere sahiptir. Gölgeye diğer hemcinslerinden daha dayanıklıdır. Buna karşılık sıcağa ve neme daha fazla ihtiyaç duyar. (Gündüz 22, gece 18 c.) Yıl içinde defalarca çiçek açabilir. Aynı sap üzerinden tekrar çiçeklenir. Bu yüzden sap dipten değil, 3-4 boğum üzerinden kesilmelidir.
Cymbidium
Bu cins de kolay yetişir. Geceleri biraz serinlikten hoşlanır. (gündüz 22, gece 15 c.) Ancak ışık isteği fazladır. Bol ve uzun yaprakları epey yer kaplar. Çiçekleri çok cazip, büyük ve son derece uzun ömürlüdür. Minyatür cinsleri de vardır.
Çiçeklenme zamanı: Ekim - Şubat arası

Miltonia
Diğerlerine göre daha derli toplu bir bitkidir. Hercaiye benzer çiçekleri zengin renklerdedir. Çiçeklenme süresi bir ay kadar sürer. Serinlikten hoşlanır. (gündüz 20, gece 15 c.)
Çiçeklenme zamanı: İlk ve sonbaharda, yılda iki kere.

Paphiopedilum
Terlik orkidesi de denilen bu cins fazla hassas değildir.Büyük çiçekleri ilginç ve karakteristik bir şekle sahiptir. Hafif gölgede yetişebilir.
Çiçeklenme zamanı: Ekim-Mayıs arası.

Cattleya
10- 15 cm. çapında muhteşem çiçekleri ile orkide denince akla ilk gelen cinstir. Orkidelerin kraliçesi olarak bilinir . Yüksek nem, bol ışık gerektirir. Gündüz sıcak, gece ise serini sever.(25-16 c. arası) Bitkinin son çiçeği de düşünce sap dibe yakın bir yerden kesilir ve kesik yer bir damla erimiş mumla kapatılır ki, mikrop kapmasın.
Çiçeklenme zamanı: Ekim-nisan arası

Dendrobium
Bu salkım çiçekli orkide bol ışık ve nisbeten yüksek gündüz ısısı ister. Buna karşılık serin gecelere diğerlerinden daha dayanıklıdır. (25- 10 c. arası) Sonbaharda yaprakları kurur.
Çiçeklenme zamanı: Ekim- Ocak arası

Odontoglossum
Salkım şeklinde küçük çiçekleri gösterişli renklerdedir.Yetiştirilmesi kolaydır.,
Orta karar ışık ister. Sıcağı sever.
(Gündüz: 25c. Gece: 18 c.)

Vanda
Yeşilliği derli toplu ve zarif, çiçekleri cazip renklerde ve çok uzun ömürlüdür. Bir kere açınca 8 hafta dayanır. Düzenli bakım ve besin sağlanırsa yılda 2 kere açar.

yaylaçiçeği
18 Ağustos 2008

çiçekleri sevgi ile besleyen herkese… !

Kategori: Doğa — yaman @ 14:16

papatya :Papatya; Mayıs ve Ağustos ayları arasında çiçek açan, 20-50 cm boyunda, güzel kokulu bir yıllık otsu bitkidir.

papatya tarlası

beyaz papatya

mor/mavi papatya

Yol kenarı, boş alanlarda papatyalara oldukça çok rastlanır. Papatyaların yaprakları parçalı ve tüysüzdür. Çiçekler dalların ucunda küçük başcıklar (kapitulum) halinde bulunurlar.

Papatya başcıklarının orta kısmında bulunan çiçekler tüp şeklinde ve sarı renkli hermafrodittir. Kenarlarda ise 15-20 tane dil şeklinde, beyaz renkli dişi çiçekler bulunur.

sarı papatya

Mayıs papatyası (Matricaria chamomilla L.), ülkemizde Aslı papatya, babunç, tıbbi papatya yada sadece papatya adlarıyla bilinir. Papatya; genelde balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında, eğimli topraklarda, tahıl, mısır, patates ve şalgam tarlalarında yetişir. Gitgide yaygınlaşan yapay gübre ve kimyasal ilaçların kullanımı yüzünden, çok değerli papatyamızın yaşama alanları her geçen gün biraz daha daralmaktadır. Fakat, kar yağışlı kışlardan ve yağmurlu ilkbaharlardan sonra alışılmıştan daha fazla yetişir. Yabani papatya ile arasındaki fark, sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili ve hoş oluşudur. Çiçekler sapsız olarak, mayıstan ağustosa kadar, öğlen güneşinde toplanmalıdır.


Çocuklara özellikle, kramplarda ve karın ağrılarında papatya çayı içirilebilir. Papatya çiçeği, gaz birikiminde, ishalde, deri döküntülerinde, mide rahatsızlıklarında ve balgamlanmalarda yardım eder. Ayrıca, adet görme aksaklıklarında, adet görememe hallerinde ve daha başka nitelikteki, dölyatağı (rahim) şikayetlerinde, uykusuzluk, testis iltihabı, yüksek ateş, yara ve diş ağrılarında yardımcı olabilir. Papatya, terletici, sakinleştirici ve kramp çözücü etkilere sahip olmasının yanı sıra, her tür iltihaplanmalarda ve özellikle mukoza iltihaplarında dezenfeksiyon ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Göz ve gözkapağı iltihaplarında, kaşıntılı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres ve yıkama olarak, diş ağrısında gargara olarak ve ayrıca yaraların yıkanmasında kullanılır. Bir olay yüzünden kızgınlığa kapıldığınızda veya sinirlendiğinizde, hemen bir bardak papatya çayı içiniz; kalbiniz zarar görmeden, hemen sakinleşeceksiniz. Ağrılı bölgelere, kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koymak (Bitki Yastığı) da özellikle önerilir. Yatıştırıcı etki içeren papatya banyoları ve yıkanmaları da tüm sinir sistemini en iyi biçimde etkiler. Ağır hastalıklardan, bitkinlik hallerinden sonra kendinizi çok iyi hissetmeye başlayacak ve rahatlayacaksınız. Yüz ve cilt güzelliği bakımında da papatyayı unutmamalısınız. Kaynatılmış bitki suyu ile haftada bir kere yüzünüzü yıkayacak olursanız, cildinizin nasıl tazelendiğini ve sağlıklı bir renk kazandığını göreceksiniz. Saç bakımında da, özellikle saçları açık renk olanlar, kaynatılmış papatya suyu kullanmalıdırlar. Böyle yıkanacak olurlarsa, saçlarınız güzelleşecek ve göz okşayıcı parlaklık kazanacaktır. Papatya merhemi, basura karşı kullanılabilir. Papatya buğusu kullanarak, nezle ve sinüzit kısa sürede iyileştirilebilir. Antik çağda bile, sinir ağrıları ve romatizma, papatya yağı ile masaj yapılarak tedavi ediliyordu. Eski bitki kitaplarında yazdığına göre, papatya yağı, organların yorgunluğunu alır ve kaynatılmış bitki lapası hasta mesanenin üstüne uygulandığında, ağrıları hafifletebilir.


Kullanım Biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu çiçek, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (Kaynatılmaz), 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.

Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç dolusu papatya çayı haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra banyo suyuna eklenir.

Kompresler: Bir bardak kaynar süt, bir yemek kaşığı dolusu çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için 8-10 dakika beklenir ve posası süzüldükten sonra sıcak sütle kompresler yapılır.

Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir yastık, kurutulmuş çiçeklerle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavda iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, bir şişenin içine gevşekçe doldurulur ve üstüne sızma zeytinyağı, çiçekleri örtecek kadar eklenir. Şişe 14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak ve kapağı açılarak, güneşte bekletilir. süre sonunda tülbentten süzülür ve koyu renkli şişelerde, serin bir yerde saklanır.

Papatya merhemi: 250g içyağı ( veya margarin ) tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu taze çiçek içine eklenir. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapanarak serin bir yere bırakılır. Ertesi gün yeniden ısıtılır, tülbentten geçirilerek süzülür ve cam veya porselen merhem kaplarına aktarılır. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya Buğusu: İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine, taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra, süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra , yumuşamış olan bu sıcak bitkiler çıkan buhar genize çekilir.

14 Ağustos 2008

doğal manzara

Kategori: Doğa — hakpanel @ 06:13

tamamen doğal bir manzara görülmeye değer