BlogForumSohbet / RadyoVideoOyun?





30 Kasım 2008

kasım ayı üyesi

Kategori: Genel, Öyküler — concordia @ 22:45

Radyomuzun kuruluşunda büyük emekleri olan ve halihazırda emeklerini esirgemeden dj’ liği ile renk katmaya devam eden sayın Reyhan Hanım (reyhan48) Kasım ayı üyesi olmuştur. Kendisini kutluyor emekleri için teşekkür ediyoruz.

avşar elleri

Kategori: Günün türküsü — yaman @ 17:30

Avşar ElleriKalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir

Dadaloğlum yarın kavga kurulur
Öter tüfek davlumbazlar vurulur
Nice koç yiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir

 Dadaloğlu’nun dizelerinin bozlak ustası Muharrem Ertaş’ın ( bence gelmiş geçmiş en büyük bozlak ustası ) Sazında ve yorumunda birleştiği, “Kalktı göç eyledi avşar elleri” Kırşehir yöresine ait  en çok  bilinen bozlak havalarından biri. Bozlak müziği, Anadolu’da en olgun seviyesine Muharrem Usta ile erişmiştir. Muharrem ertaş ustanın diğer eserlerini forumumuz ‘ bulabilirsiniz  www.forum.efendizade.com

muharrem ertaş

Kategori: Kim Kimdir?, Müzik — yaman @ 16:47

Muharrem Ertaş

     1913 yılında Yağmurlubüyükoba köyünde başlayan yoksul ve çileli hayatı, Kırşehir’in Bağbaşı mahallesindeki yoksul gecekondulardan birinde noktalandığında 71 yaşındaydı. Ömrünün neredeyse tümünü çalıp çağırarak geçiren Muharrem Usata’nın bütün bir hayatı bir bakıma bu iki kelimede saklı: “Çaldı ve söyledi.” Musiki kültürümüzün en orijinal ve sanatkarane örneklerini içeren hususi repertuarı ve icra üslubu üzerine değil akademik çalışmalar yapılması, ciddi bir makalenin bile yayınlanmadığı göz önüne alınırsa, ülkemizde Muharrem Ertaş’ı derli toplu değerlendiren elinizdeki yayın olduğu söylenebilir. Ülkemizde diyoruz, zira çeşitli zamanlarda A.B.D. ve Japonya’dan gelen müzikolog ve etnomüzikologların Muharrem Ertaş üzerinde çalıştıklarını biliyoruz. Kimdir Muharrem Ertaş ? O’nu farklı ve orijinal kılan nedir? Temsil ettiği o güçlü geleneğin neresindedir?     Muharrem Ertaş zurnacı Kara Ahmet ile Ayşe Hanım’ın 5 çocuğundan biri dedelerinin deveci kabilesi mensup olduğu ve Horasan’dan gelip Kırşehir’in Yağmurlubüyükoba köyüne yerleştiğini daha sonra bir tek kişi (Yusuf Usta) hariç, bu köyün tamamını 1940 lı yılların başında Kırşehir’in Bağbaşı Mahallesine göç ettiğini biliyoruz. Henüz 7-8 yaşında iken ilk bağlama derslerini aldığı dayısı Bulduk Ustadan sonra, Muharrem Ertaş’ın asıl ustası bu Yusuf Ustadır. Yusuf Usta yöresinin anonim ezgilerinin yanı sıra, daha çok Toklumen’li Aşık Sait’in (1835-1910) şiirlerini ustaca çalıp söyleyen ve bütün bunları Muharrem Ertaş’a da öğreten yörenin en ünlü saz ustalarından biridir. Muharrem Ertaş o günleri şöyle anlatıyor :

“Çalıp söyleme merakım küçük yaşlarda başladı. Bulduk adındaki dayımın çok güzel sesi vardı. Bir köyde türkü söyledi mi diğer köyde dinlenirdi. Hatta seferberlikte asker kaçaklarını yakalamak için subaylar dayımı yanlarına alıp köy köy dolaşırlarmış. Dayıma türkü söylettirip kendileri de pusuya yatarlar ve dayımın sesine dağlardan köye inen kaçakları yakalarlarmış. Derken Yusuf Usta beni çok severdi, merakımı görünce beni yanına aldı her gittiği yere götürdü. Düğünler de, bayramlarda, eğlencelerde yanından ayırmayarak ustalarından öğrendiğini bana da öğretirdi. Yedi yıl O’nun la çalıştıktan sonra artık tek başıma çalıp söylemeye başladım.”

    İlk karısı Hatice Hanım’ın kısa bir süre sonra vefatı üzerine evlendiği ikinci karısı Döne Hanım’dan Necati, Neşet, Ayşe ve Nadiye adında dört çocuğu olur. Daha sonra Döne Hanım’da vefat eder ve bir düğün için geldiği Yozgat’ın Kırıksoku köyünde kader karşısına Arzu Hanım’ı çıkarır.

    Bu son evliliğinden Ekrem, Ali, Muharrem ve Cemal adlarında dört çocuğu daha olur ve ömrü, yöresel tabirle sekiz baş horantaya ekmek parası kazanmak uğruna son derece zor ve kötü şartlarda çalışıp çırpınmakla geçer.

    Muharrem Ertaş’ın adı bir TV programında okuduğu sözleri Dadaloğlu’na ait ünlü ‘Avşar Bozlağı’ ile yurt genelinde duyulur. Bu öyle bir okuyuştur ki şimdiye kadar saz çalıp okuyanların hiç birine benzememektedir. Tok ve davul gibi gümbürdeyen, ama alabildiğine duygulu bir divan sazı eşliğinde ; tiz, gür, parlak ve bir o kadar da içli ve yanık bir sesin okuduğu, bir buçuk oktavı aşan ses genişliğine sahip bir Dadaloğlu gürlemesi :
     Kalktı göç eyledi avşar elleri
     Ağır ağır giden eller bizimdir
     Arap atlar yakın eyler ırağı
     Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

    Repertuarındaki diğer eserler de kimsenin bilmediği, söylemediği, bilenlerin ise asla bu derece güzel ve etkileyici okuyamayacaklarını itiraf ettikleri türküler, bozlaklar, ağıtlar ve halay havaları…. Her biri tümünün en güçlü ve orijinal örnekleri…

    Muharrem Ertaş, 1970’li yıllardan itibaren, o yıllarda büyük bir şöhrete sahip olan ‘Neşet Ertaş’ın babası Muharrem Ertaş’ olarak ismi daha çok duyulur olmuş fakat hiçbir zaman layık olduğu gerçek şöhrete erişememiştir. O şan şöhret için, büyük paralar kazanmak için sanat yapan biri olmadığı hiçbir zaman, olamazdı da. Çünkü çalıp söylemek, O’nun için doğal yaşam biçimiydi.

    Bu dünyada 71 yıl yoksul kendi halinde ve sessizce yaşayan Muharrem Usta , 1984 yılının 3 Aralık günü yine yoksul ve sessizce öldü. Dünya durdukça sesi gökkubemizde yankılanacak bir sanatçının “garip” ölümüydü bu. Son sözleri gerisini tamamlayamadığı “sazımın emaneti…” oldu. Muharrem Usta‘nın adı, yaşarken kıymeti bilinmeyen sanatçıların başında anılsa yeridir. Ruhu şad olsun.

gece yarısı

Kategori: Genel — berra @ 14:47

Yillar sonra cocuk evlenmi$, coluk cocuk sahibi olmu$. Birgun, gecenin bir yarisi saat 3:30 civarlari telefonu calmi$. Telefondaki ses, annesinin sesiymi$
Cocuk;
-Ne var Anne, ne istiyorsun bu saatte, neden beni rahatsiz ediyorsun? Sabah arasan olmaz miydi gibilerinden, annesini azarlayici sozler sarfetmi$.
Annesi, biraz buruk, biraz da aglamakli bir ses tonu ile;
Bundan 25 yil once de bir gece yarisi 3:30 da sen beni rahatsiz
etmi$tin.
DOGUM GÜNÜN KUTLU OLSUN OGLUM demi$…

AŞK,DOSTLUK,GÜVEN

Kategori: Genel — berra @ 14:34

Ask…Dostluk…Güven
Allegra demis ki;
Bir zamanlar üç arkadas varmis… Ask, Dostluk ve Güven… Üçü birarada oldumu harikaymis hersey… Gün gelmis askin isi çikmis… Eh meslek bu kolay mi? Ama dostlarindan ayrilmadan önce söz vermis onlara.
Beni özlediginizde gelin demis; uzaklarda olmayacagim. Nerde gözleri arzuyla
dolu birbirlerine bakan bir çift görürseniz ben ordayim. Ve ayrilmis yanlarindan…
Peki demis Dostluk Güvene; madem öyle ben de yoluma düseyim…
Görev çagirir… Ama merak etme, nerde birlikte aglayan iki insan görürsen iste beni orada bulursun…

Güven agzini açmis veda etmek için ama Dostluk ayrilmis arkadasinin yanindan onun son sözünü dinlemeden… Ve gitmis uzaklara…
Güven sessizce içinden geçirmis elinde olmadan… “Beni kaybederseniz,bir daha asla bulamazsiniz…”